Karakoçan’da çiftçinin isyanı: “25 gündür tarlama su gelmiyor”

Elazığ’ın Karakoçan ilçesine bağlı Altınoluk köyünde çiftçilik yapan Abdurrahman Çelik, 13-15 dönümlük mısır tarlasının 25 gündür sulanmadığını belirterek Devlet Su İşleri ve sulama birliklerine tepki gösterdi. Tarlasındaki ürünlerin kuruduğunu söyleyen Çelik, yaşanan sorunun çözülmemesine tepki göstererek, “Ben su istiyorum kardeşim, sorunumu çözün. Kim çözüyorsa çözsün bunu.” dedi.

Elazığ’ın Karakoçan ilçesine bağlı Altınoluk köyünde yaklaşık 20 yıldır çiftçilik yapan Abdurrahman Çelik, kendi hayvanlarının yem ihtiyacını karşılamak için ektiği mısırların sulama yapılamaması nedeniyle kuruduğunu söyledi. Tarlasını gösteren Çelik, “25 gündür sulanmıyor. Ölmek üzere bak, ölmüş. Görüyorsun bak, kupkuru.” ifadelerini kullandı.

Arıza giderildi, su yine gelmedi

Sulama hattında meydana gelen boru patlağı nedeniyle DSİ’ye başvurduğunu anlatan Çelik, sorunun yaklaşık bir hafta önce giderildiğini ancak tarlasına hâlâ su ulaşmadığını söyledi.

Sorununu DSİ’ye bildirdiğini, DSİ müdürüyle de telefon üzerinden iki kez görüştüğünü belirten Çelik, buna rağmen sahadaki problemin çözülemediğini ifade etti.

Çelik, sulama sistemindeki dağıtım vanalarının basıncı düşürmek amacıyla kapatıldığını da belirterek, bunun sonucunda kendi tarlasına su ulaşmadığını söyledi.

Çelik’in anlattıklarına göre, sorunun çözümü için görüştüğü Sulama Birliği Başkanı ile arasında da gerilim yaşandı.

Çelik, Sulama Birliği Başkanı’nın kendisine, “Ben sana su vermem. Sen beni DSİ’ye şikayet etmişsin” dediğini aktararak, çiftçinin sorununu dile getirmesinin cezalandırılmaması gerektiğini söyledi.

“Benim gibi bir sürü insan mağdur oldu bu şekilde” diyen Çelik, çevredeki çiftçilerin de benzer sorunlar yaşadığını ancak herkesin kendi sorununu dile getiremediğini ifade etti.

“Geçen yıl da mağdur olduk”

Sulama sorunlarının yeni olmadığını belirten Çelik, geçen yıl barajdaki suyun yetersizliği nedeniyle mağdur olduklarını, bu yıl ise sulama hattındaki arızalar nedeniyle aynı mağduriyetin sürdüğünü söyledi.

Çelik, “Geçen sene baraj kurudu, mağduriyeti yaşadım. Bu sene de sulamadan dolayı yazın ortasında, geçen seneki patlağı bugün yapmaya çalışıyorlar. Bir sürü insan benim gibi mağdur.” dedi.

Çiftçilerin üretim döneminde yaşanan arızalarla baş başa bırakıldığını söyleyen Çelik, sorunun çözümünün yine çiftçinin üzerine bırakılmasına tepki gösterdi.

“Sahaya gelmeleri gerekiyor”

Sulama hizmetinden sorumlu kurumların yalnızca telefon üzerinden işlem yürütmesini eleştiren Çelik, yetkililerin sahaya gelerek sorunu yerinde görmesi gerektiğini söyledi.

Çelik, “Sahaya gelmektir, mühendisini göndermektir. Telefonla olmaz. Benim yerimi gördü mü, benim sorunumu çözdü mü?” diye konuştu.

Çiftçi olarak tek talebinin tarlasına su verilmesi olduğunu vurgulayan Çelik, “Ben çiftçiyim, su istiyorum. Benim kimseyle bir problemim yok. Ben su istiyorum kardeşim, sorunumu çözün” dedi.

Emeği kuruyan çiftçi: “Umutsuzum artık”

Üreticinin tarlasını sulayamadığı bir sistemde emeğinin boşa gittiğini belirten Çelik, yaşananlardan sorumlu olanların hesap vermesi gerektiğini söyledi.

“Biz üreticiyiz ama maalesef emeğimiz boşa gidiyor.” diyen Çelik, yaşadığı sürecin kendisini umutsuzluğa sürüklediğini belirterek şöyle konuştu:

“Ben umutsuzum artık bundan. Kim sorumluysa bunun bedelini ödesin. Kimse bizim sorunumuzu çözmüyor.”

Sevim Kahraman/Gazete Perperik 

Benzer Yazılarımız

F X T B in B @