Karakoçan Ziraat Odası Başkanı Necmettin Turgut, artan üretim maliyetleri karşısında buğday ve arpa üreticisinin ürününden yeterli geliri elde edemediğini belirterek, mevcut koşulların tarımsal üretimi sürdürülemez hale getirdiğini söyledi.
Karakoçan Ziraat Odası Başkanı Necmettin Turgut, artan üretim maliyetleri ve ürün fiyatları arasındaki dengesizliğin çiftçiyi üretimden kopardığını söyledi. Turgut, mevcut koşulların devam etmesi halinde üreticilerin gelecek yıl tarlalarını ekmekten vazgeçebileceği ve Türkiye’nin tarım ürünlerinde dışa bağımlılığının daha da artabileceği uyarısında bulundu.
“Ürün fiyatları maliyetleri karşılamıyor”
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı hububat alım fiyatlarının üreticinin beklentisini karşılamadığını belirten Turgut, sahadaki alım fiyatlarının da ürünün kalitesi ve alıcıya göre değişmekle birlikte açıklanan fiyatların altında kaldığını ifade etti.
“Şu ana kadar 16 bin 500 liradan buğday satan olmamış. Arpada da açıklanan fiyattan satış gerçekleşmemiş. En yüksek satışlar dahi açıklanan fiyatların altında kalıyor” diyen Turgut, üreticinin eline geçen paranın sürüm, gübreleme, ilaçlama ve hasat gibi temel giderleri karşılamadığını söyledi.
Düşük verim alınan tarlalarda tablonun daha da ağırlaştığını aktaran Turgut, bazı üreticilerin dekar başına yaklaşık 200 kilogram ürün alabildiğini belirterek, elde edilen gelirin üretim maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını kaydetti.
“Maliyetler yaklaşık yüzde 100 arttı”
Mazot ve gübre başta olmak üzere temel girdilerdeki artışa dikkat çeken Turgut, üretim maliyetlerinin ürün fiyatlarından çok daha hızlı yükseldiğini söyledi.
“Mazot 81 lira, gübre torbası 2 bin lira. Ve bu şekilde asla sürdürülemeyiz, sürdürülemez” ifadelerini kullanan Turgut, geçen yıl mazotun yaklaşık 40 lira olduğunu hatırlattı.
Ürün fiyatlarındaki artışın maliyetlerdeki yükselişi karşılamadığını belirten Turgut, “Maliyetler yaklaşık yüzde 100 zam aldı. Ve bu gidişle biz çiftçiyi tarlaya alamayacağız. Çiftçi tarlayı terk edecektir” dedi.
Tarım politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Turgut, üreticinin desteklenmemesi halinde buğday ve arpa başta olmak üzere tarımsal ürünlerde ithalata bağımlılığın artacağını söyledi.
“Çiftçi kazanmadığı yerde üretim yapmaz”
Üreticinin zarar ettiği bir tarım düzeninin sürdürülemeyeceğini ifade eden Turgut, çiftçinin gelecek yıl ekim yapmaktan vazgeçebileceğini söyledi.
“Bu çiftçimiz seneye buraya ekmeyecektir. Kesinlikle ekmeyecektir. Çünkü para kazanmadığı yerde nasıl devam edecektir bu iş? Mümkün değil. Bunun sürdürülebilir bir tarafı yok” sözleriyle duruma dikkat çekti.
Çiftçinin üretimden çekilmesinin gıda tedarikini de doğrudan etkileyeceğini belirten Turgut, “Çiftçi kazanmadığı yerde mecburen ithalata kalacağız” dedi.
Tarımda yaşanan kriz göçü de büyütüyor
Tarım ve hayvancılıktan yeterli gelir elde edilememesinin kırsaldan kentlere göçü hızlandırdığını belirten Turgut, köylünün üretimde tutulabilmesi için ekonomik ve sosyal desteklerin artırılması gerektiğini söyledi.
Tarım sigortası primlerinin de üreticiler açısından önemli bir yük haline geldiğini ifade eden Turgut, devletin çiftçinin sigorta giderlerinin en azından bir bölümünü karşılaması gerektiğini savundu.
“İnsanlar artık köyde kalmak istemiyor. İnsanlar hayvancılık yapmak istemiyor. İnsanlar tarım yapmak istemiyor. Bunun tek sebebi de kazanamadıklarından dolayı” diyen Turgut, üreticinin kentlere yönelmesinin temel nedenlerinden birinin ekonomik koşullar olduğunu belirtti.
“Biz kazanacağız ki siz gıda bulasınız”
Tarımın yalnızca çiftçinin geçim kaynağı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Turgut, üreticinin ayakta kalmasının gıda güvenliği açısından da kritik olduğunu söyledi.
“Biz kazanacağız ki siz tarım yapabilirsiniz. Biz kazanacağız ki siz gıda bulabilirsiniz. Biz kazanamadığımız yerde sizin gıda bulmanız zordur” diyen Turgut, pandemi döneminde gıdanın öneminin açık biçimde görüldüğünü hatırlattı.
Tarım ve hayvancılığın yeniden ülkenin öncelikli meseleleri arasına alınması gerektiğini belirten Turgut, köylünün tarlada ve köyünde tutulabilmesi için daha güçlü destek politikaları uygulanması çağrısında bulundu.
“Köylüyü tarlada tutabilmemiz lazım. Köylüyü köyde tutabilmemiz lazım. Tarımda ve hayvancılıkta yaşanan sorunları gerçekten ülkenin en önemli sorunu olarak göreceğiz ki buna bir çare bulalım” dedi.
Bu yıl yağışlar nedeniyle rekoltenin yüksek olması beklenirken, Karakoçan merkezde aşırı yağışların bazı alanlarda verim kaybına yol açtığını da belirten Turgut, yağış nedeniyle zamanında ilaçlama yapılamayan tarlalar bulunduğunu söyledi.
Ancak asıl sorunun yalnızca verim kaybı olmadığını vurgulayan Turgut, ürün verimi yüksek olsa dahi mevcut maliyetlerle çiftçinin yeterli geliri elde edemediğini ifade etti.
Turgut, üretim maliyetleri ile ürün fiyatları arasındaki dengesizliğin giderilmesi ve çiftçinin üretimde kalmasını sağlayacak politikaların uygulanması çağrısında bulundu.
Hıdır Yıldız/Gazete Perperik





