Kayıplar, cezasızlık ve yüzleşme çağrısı: Dersim’den 34 yıllık adalet arayışı

Ayten Öztürk’ün babası Hıdır Öztürk ve İHD Dersim Şube Eş Başkanı Özgür Ateş, Dersim’de kayıplar ve cezasızlık politikasına dikkat çekti. 1938’den 1990’lara ve güncel kayıp dosyalarına uzanan süreçte “yüzleşme ve faillerin açığa çıkarılması” çağrısı yapıldı.

Dersim’de kayıplar ve faili meçhul cinayetler dosyalarına ilişkin adalet arayışı sürüyor. Ayten Öztürk’ün katledilmesine ilişkin süreç ve 1990’lı yıllarda yaşanan kayıp vakalarına dair Ayten Öztürk’ün babası Hıdır Öztürk ve İnsan Hakları Derneği Dersim Şube Eş Başkanı Özgür Ateş açıklamalarda bulundu.

“34 yıldır hak, hukuk, adalet diye haykırıyorum”

Hıdır Öztürk, dosyanın uzun yıllardır sonuçsuz bırakıldığını belirterek 34 yıldır adalet talebini sürdürdüğünü ifade etti. Otopsi raporlarının gerçeği yansıtmadığını söyleyen Öztürk, Anayasa Mahkemesi’nin 204 sayfalık kararına rağmen etkili bir soruşturma yürütülmediğini belirtti. Dönemin idari ve güvenlik yapılanmasına işaret eden Öztürk, Tunceli Valisi, Jandarma Alay Komutanı ve JİTEM yapılanmasının süreçte rolü olduğunu savunarak dosyanın bu yapılarla birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

“Gözaltında kaybetmeler devlet pratiğine dönüştü”

İnsan Hakları Derneği Dersim Şube Eş Başkanı Özgür Ateş ise Türkiye’de gözaltında kaybetmelerin özellikle 1980 askeri darbesi sonrası sistematik bir devlet pratiğine dönüştüğünü ifade etti. Ateş, bu uygulamaların muhalif kesimlere yönelik bir sindirme politikası olarak hayata geçirildiğini belirterek, özellikle Kürt coğrafyasında çatışmalı sürecin etkisiyle kayıp vakalarının arttığını söyledi.

Ateş, Dersim’deki kayıpları tarihsel bir süreklilik içinde değerlendirdi ve 1937-38 Dersim Tertelesi’nden 1990’lı yıllardaki köy boşaltmalarına uzanan süreçte bölgenin ağır hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Bu dönemde Vartinik bölgesinde Serin ailesine ilişkin dosyaların hâlâ aydınlatılamadığını belirtti.

“Kayıplar meselesi geçmişten bugüne uzanıyor”

Güncel kayıp dosyalarına da değinen Ateş, Dersim’de kaybolan Gülistan Doku vakasının da cezasızlık tartışmalarının bir parçası olduğunu söyledi. Dosyalarda etkili soruşturma yürütülmediğini ifade eden Ateş, kayıplar meselesinin yalnızca geçmişe değil bugüne de uzanan bir sorun olduğunu vurguladı.

Açıklamalarda ayrıca kayıplar sonrası defin süreçlerine ilişkin şeffaflık sorunları ve Elazığ Kimsesizler Mezarlığı’na ilişkin uygulamalar da gündeme getirildi. Bu durumun, kayıp yakınlarının yıllardır sürdürdüğü adalet mücadelesinde önemli bir başlık olduğu ifade edildi.

Dünya örneklerine de atıf yapılan değerlendirmelerde, Arjantin’de askeri diktatörlük döneminde kaybedilen yakınlarını arayan Mothers of Plaza de Mayo hareketinin, kayıp mücadelesinin en bilinen örneklerinden biri olduğu hatırlatıldı. Türkiye’de ise Cumartesi Anneleri’nin yıllardır Galatasaray Meydanı’nda benzer bir mücadeleyi sürdürdüğü belirtildi.

Hıdır Öztürk ve Özgür Ateş, kayıplar dosyalarının yeniden açılmasını, faillerin yargılanmasını ve devlet arşivlerinin erişime açılmasını talep etti.

Hasret TEMEL/Gazete Perperik 

Benzer Yazılarımız

F X T B in B @