Munzur Vadisi’nde Yol Çalışması mı, Doğa Talanı mı?

Munzur Vadisi Milli Parkı’nda sürdürülen yol genişletme çalışmaları tepki çekiyor. Munzur Çevre Derneği, dinamit patlatmaları ve hafriyat dökümleri nedeniyle sucul yaşamın, endemik türlerin ve yaban hayatının zarar gördüğünü belirterek çalışmalara karşı çıktı. Dersim Barosu da sürece ilişkin hukuki girişim başlatacaklarını duyurdu.

Munzur Vadisi Milli Parkı’nda sürdürülen yol genişletme çalışmaları, doğa savunucuları ve hukuk çevrelerinin tepkisini çekmeye devam ediyor. Vadide yapılan dinamit patlatmaları ve ortaya çıkan hafriyatın nehir yatağına dökülmesi, bölgenin hassas ekosistemine zarar verdiği gerekçesiyle eleştiriliyor.

Munzur Çevre Derneği adına konuşan Yusuf Topçu, çalışmaların yalnızca bir ulaşım projesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, sürecin doğrudan ekolojik yıkım yarattığını söyledi.

Topçu, yol genişletmesine kategorik olarak karşı olmadıklarını vurgulayarak, “Biz yol genişletmesine karşı değiliz. Ancak burada birçok dinamit patlatıldı. Dinamitlerle birlikte yaban hayatı, bitki çeşitliliği ve sucul yaşam ciddi şekilde zarar görüyor. Bu yalnızca bizim gözlemimiz değil, herkes tarafından bilinen ve tespit edilen bir durum” dedi.

Çalışmaların halkın rızası alınmadan yürütüldüğünü söyleyen Topçu, Dersim halkına danışılmadan yapılan müdahalelerin “hizmet” olarak sunulamayacağını ifade etti. Topçu, “Bir yolu genişletmek için doğayı tahrip etmek zorunda değilsiniz. Avrupa’daki örneklerde tünel, viyadük ya da doğaya daha az zarar veren yöntemler kullanılıyor. Burada ise amaç ‘yaptık mı yaptık’ anlayışıyla hareket etmek” diye konuştu.

“Hafriyat sucul yaşamı tehdit ediyor”

Vadide yapılan çalışmalar sırasında ortaya çıkan hafriyatın Munzur Nehri ve çevresine döküldüğünü belirten Topçu, bunun özellikle sucul yaşam üzerinde ciddi etkiler yarattığını söyledi.

Munzur’un önemli türlerinden kırmızı benekli alabalığın yaşam alanlarının tehdit altında olduğunu ifade eden Topçu, nehir yatağının daraltılmasının ve su akışının değişmesinin balıkların üreme döngüsünü doğrudan etkilediğini belirtti.

“Pasayı suya döktüğünüz zaman balıkların üreme alanlarını yok ediyorsunuz. Debiyi değiştiriyor, geçiş yollarını kapatıyor, ekosistemin bütün dengesini bozuyorsunuz” diyen Topçu, Munzur Havzası’nın 2 bini aşkın bitki türüne ev sahipliği yaptığını, bunların önemli bir bölümünün endemik olduğunu hatırlattı.

“Bir türün yok olması tüm ekosistemi etkiler”

Endemik türlerin yalnızca doğanın değil, bölge halkının yaşam kültürünün de bir parçası olduğunu söyleyen Topçu, özellikle yöre mutfağında kullanılan bitkilerin tehdit altında olduğunu dile getirdi.

“Bir türün yok olması başka bir canlıyı da etkiler. Ekosistemin zinciri bozulduğunda sonuçları çok ağır olur. Bu bilimsel olarak da bilinen bir gerçek” ifadelerini kullanan Topçu, doğaya yönelik müdahalelerin geri dönüşü olmayan sonuçlar yaratabileceğine dikkat çekti.

“Yol değil, rant projesi”

Topçu Dersim’in öncelikli sorunlarının yol genişletmesi olmadığını belirterek, ekonomik kriz, göç ve bölgedeki sosyal sorunlara dikkat çekti. Yol çalışmasının hizmetten çok rant amacı taşıdığını savunan Topçu, “Bu yatırımlar Dersim’e hizmet değil, belli müteahhit firmalara alan açmaktır. Munzur Çevre Derneği ve Dersim halkı olarak bu tahribatı kabul etmiyoruz” dedi.

Dersim Barosu’ndan hukuki süreç açıklaması

Çalışmalara ilişkin yazılı açıklama yapan Dersim Barosu da milli park içerisinde yürütülen çalışmalar sırasında ortaya çıkan hafriyatın gelişigüzel biçimde ağaçlık alanlara ve Munzur Nehri’ne döküldüğünün yerinde tespit edildiği belirtti. Baro, milli park statüsüne sahip bir alanda çevre hukukunun ve koruma ilkelerinin göz ardı edildiğini belirterek, sorumlular hakkında gerekli hukuki girişimlerin başlatılacağını duyurdu.

Sevim KAHRAMAN/Gazete Perperik 

Benzer Yazılarımız

F X T B in B @