KESK Dersim Şubeler Platformu, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında basın açıklaması yaptı. Açıklamada depremin kader değil, rant ve denetimsizlik politikalarının sonucu olduğu vurgulanırken, barınma hakkı ve adalet talebinin hâlâ karşılanmadığı belirtildi.
KESK Dersim Şubeler Platformu, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı nedeniyle Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Eğitim Sen Dersim Şube Sekreteri İlhan Öner okudu. Eyleme Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri de katıldı. Açıklamada, depremde yaşamını yitiren yurttaşlar anılarak, acıların hâlâ taze olduğu ve adalet talebinin karşılanmadığı vurgulandı.
Yaşanan büyük yıkımın yalnızca doğal afetle açıklanamayacağını belirten Öner, rant odaklı politikaların, denetimsizliğin ve imar aflarının felaketin boyutlarını büyüttüğünü ifade etti. Deprem bölgesinde yüz binlerce insanın hâlâ konteyner kentlerde yaşadığına dikkat çeken Öner, güvenli barınma hakkının tam olarak sağlanmadığı ve konut teslimlerinin yetersiz kaldığını söyledi.
“Güvenli kentler bir haktır”
Açıklamada Dersim’in deprem riskine dikkat çeken Öner, kentin afetlere yeterince hazırlanmadığı ifade etti. “Güvenli kentler bir lütuf değil, haktır” diyen Öner, kamu binalarının bilimsel ölçütlerle denetlenmesi, deprem vergilerinin şeffaf kullanılması ve afet yönetiminin demokratik biçimde yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi.
DEM Parti Milletvekili Kordu: “Dayanışma halkın gücünü gösterdi”
Basın açıklamasına katılan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu yaptığı konuşmada depremin ilk günlerinde yaşananlara dikkat çekti. Kordu, “Siyasal iktidarın bu ülkeyi nasıl yönettiği, hangi zihniyetle yönettiği açığa çıktı. Ama önemli bir şey daha açığa çıktı: Bu ülkede kurum, kimlik, inanç ayrımı yapmadan halkın büyük bir dayanışmayla bölgeye koştuğu görüldü. Kızılay ve AFAD’ın üç gün boyunca yeterli müdahalede bulunmadığı koşullarda demokratik kurumlar ve yurttaşlar kendi imkânlarıyla büyük bir dayanışma örneği sergiledi” dedi.
Kordu, merkeziyetçi politikaların felaketin etkilerini daha da ağırlaştırdığını belirterek, “Üç yıl oldu, insanlar hâlâ konteynerlerde yaşıyor. Barınma, sağlık ve eğitim hizmetlerinde ciddi aksamalar sürüyor. Meclise verdiğimiz önergeler sürekli reddediliyor çünkü gerçeklerin açığa çıkması istenmiyor. Sadece bina yaparak sorun çözülmez. Vergi paralarının nereye harcandığının hesabı verilmelidir. Bu coğrafyada demokratik kurumların ve kamusal dayanışmanın güçlendirilmesi, afetlere karşı halktan yana bir anlayışın hâkim olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.





