“1990’larda Dersim” okurla buluştu: Köy yakmaları, zorunlu göç ve toplumsal hafıza konuşuldu

Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) Yayınları’ndan çıkan Selman Yeşilgöz’ün “1990’larda Dersim: Belgeler, Raporlar, Tanıklıklar” kitabının tanıtımı, dönemin tanıklarını ve araştırmacıları bir araya getirdi. Dersim’de düzenlenen etkinlikte köylerinden ayrılmak zorunda bırakılanlar yaşadıklarını aktarırken, panelistler yerinden edilmenin bugüne uzanan toplumsal, kültürel ve ekolojik sonuçlarını ele aldı.

DAM Yayınlarından çıkan Selman Yeşilgöz’ün kaleme aldığı “1990’larda Dersim: Belgeler, Raporlar, Tanıklıklar” kitabının tanıtımı Dersim’de gerçekleştirildi.

1990’lı yıllarda Dersim’de yaşanan köy yakmaları, boşaltmalar ve zorunlu göçleri belgeler, raporlar ve tanıklıklar üzerinden ele alan kitap için düzenlenen program iki bölümden oluştu.

Özlem Armen’in sunumuyla gerçekleştirilen ilk bölümde Eyüp Hanoğlu açılış konuşmasını yaptı. Tanık anlatımlarına yer verilen etkinlikte Nesimi Aday ve Songül Yalçın da kitaptan bölümler okudu.

Etkinlikte söz alan Zahide Arslan, Ovacık’ın Kakper köyünün boşaltıldığı dönemi anlattı. Askerlerin köylülere evlerini terk etmeleri için iki saat süre verdiğini söyleyen Arslan, hiçbir eşyalarını alamadan köyden ayrılmak zorunda kaldıklarını belirtti. Arslan, köyün yıllarca yasaklı kaldığını aktardı.

Dönemin tanıklarından İbrahim Arslan ise 1990’larda yaşananların yeterince kayıt altına alınamadığına dikkat çekti. Bu nedenle tanıklıkları ve belgeleri bir araya getiren çalışmaların önemli olduğunu söyleyen Arslan, kendi köylerinin boşaltıldıktan sonra iki kez daha yakıldığını anlattı. Yaşananların yalnızca insanları değil, Dersim’in doğasını da etkilediğini belirten Arslan, “Düşmanlık sadece insanlara karşı değildi. Coğrafyaya ve doğaya karşıydı da aynı zamanda” dedi.

Panelin moderatörlüğünü de üstlenen yazar Hüseyin Ayrılmaz, 1990’lı yıllarda Dersim’den İstanbul’a ulaşan haberler üzerine yürüttükleri çalışmaları anlattı. Köylerin boşaltıldığı süreçte özellikle Ovacık’taki muhtarların kendilerini aradığını anlatan Ayrılmaz, köylerde yaşananları bu telefonlardan öğrendiklerini belirtti. Ayrılmaz, Dersim dışında ve Avrupa’da yaşayanların da dayanışmaya katıldığını, kendilerinin ise döneme ilişkin anlatıları kayıt altına almaya çalıştıklarını ifade etti.

‘Dernek kapatıldı, hapis cezaları verildi’

Kitabın yazarı Selman Yeşilgöz de 1990’larda yürüttükleri çalışmalara değindi. Yaz aylarında başlayan orman yangınlarının ardından Dersim’e yönelik çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını söyleyen Yeşilgöz, yaşananları yerinde görmek amacıyla çeşitli heyetler oluşturduklarını ancak bu heyetlerin kente girişine izin verilmediğini anlattı.

O dönem yürüttükleri faaliyetlerin sonraki yıllarda da sonuçları olduğunu belirten Yeşilgöz, çalışmalarını sürdürdükleri Tunceli Kültür ve Dayanışma Derneğinin 2000 yılında kapatıldığını; yöneticilerin siyasi yasaklar ve hapis cezalarıyla karşı karşıya kaldığını aktardı.

İnsan Hakları Derneği Dersim Şube Eş Başkanı Nurşat Yeşil, zorunlu göçün özellikle kadınların yaşamında yarattığı değişime dikkat çekti. Köylerinden ayrılmak zorunda kalan kadınların göç ettikleri kentlerde sosyal yaşamdan uzaklaştığını belirten Yeşil, yerinden edilmenin etkilerinin yalnızca geçmişle sınırlı olmadığını vurguladı.

Prof. Dr. Şükrü Aslan ise 1990’lı yıllardaki köy boşaltmalarını Dersim’in tarihsel ve toplumsal yapısı üzerinden değerlendirdi. Dersim’de yüzlerce köyün bu süreçten etkilendiğini belirten Aslan, yaşananların bölgenin demografik yapısı üzerinde uzun süreli sonuçlar yarattığını söyledi. Aslan, 1990’larda yaşananlara rağmen Dersimlilerin köyleriyle ve topraklarıyla bağlarını sürdürdüğünü belirtti.

Etkinlik, panelin ardından gerçekleştirilen soru cevap bölümünün ardından Selman Yeşilgöz’ün kitabını okurlar için imzalamasıyla sona erdi.

HABER MERKEZİ

   

Benzer Yazılarımız

F X T B in B @