Ömer Ali KIVANÇ İyice soğumuş olan havanın sertleştirdiği toprakta, adımlarını büyük büyük atarken bir çıtırtı duydu Haydar. İrkilerek keskin bakışlarını o yöne çevirdi. Bir eli
Ömer Ali KIVANÇ Köyün erkekleri kahvelerden kalkıp evin yolunu henüz tutmuştu ki; karşı dağda ışık gördüler. Bir sessizlik sardı köyü. Adımlar büyümeye, kalp atışları hızlanmaya
Ömer Ali KIVANÇ Büyük, garip, kalabalık şehirler… Metro merdivenlerinde birbirine değmeden koşuşturan insanlar, aslında içinde yaşadığımız çağın en kısa fragmanı. Belediye otobüslerinde cama yaslanmış başlar,
Bak ellerim isinde bir serçe uyanır. Kederse, gözlerimin içinde. Bu kalabalıklardan nasıl geçilir ki, Böyle harabe? Üstüme geliyor bu çağın kara gölgeleri. Şakaklarımdan dökülen kızılcıkları