Muş’un Varto ilçesinde planlanan jeotermal enerji santraline karşı Çalıdere (Xwarik) köyünde sürdürülen çadır nöbeti 176’ncı gününde. Köylüler, 2 Kasım’da yapılacak bilirkişi keşfi öncesinde dayanışma çağrısında bulundu.
Muş’un Varto ilçesinde, 16 köyü etkileyebileceği belirtilen jeotermal enerji santrali (JES) projesine karşı başlatılan direniş sürüyor. Çalıdere (Xwarik) köyünde 7 gün 24 saat devam eden çadır nöbeti 176’ncı gününe ulaşırken, bölge halkı projenin iptal edilmesini istiyor.
Amerikan menşeli IGNIS H2 Enerji Üretim AŞ tarafından planlanan proje kapsamında 10 sondaj kuyusu açılması öngörülüyor. Köylüler, sondaj çalışmalarının su kaynaklarına, meralara, tarım alanlarına ve hayvancılığa zarar vereceğini belirterek projeye karşı çıkıyor.
Direniş alanında Gazete Perperik’e konuşan Sibel Akdeniz ve Deniz Önder, mücadelenin geçmişini, bölge halkının taleplerini ve yaklaşan bilirkişi keşfinin önemini anlattı.
Direniş köy toplantılarıyla başladı
Varto’daki mücadelenin yalnızca çadır nöbetinden ibaret olmadığını belirten Sibel Akdeniz, direniş öncesinde kış koşullarında köy toplantıları düzenlendiğini ve yurttaşların proje hakkında bilgilendirildiğini anlattı. Bu çalışmaların direnişin temelini oluşturduğunu ifade eden Akdeniz, süreç boyunca yoğun dayanışma gördüklerini söyledi.
Bölgede yaşamaya devam etmek istediklerini vurgulayan Akdeniz, “Burada yaşamak istiyoruz, burada doğduk, burada büyüdük, burada yaşamımızı sürdürmek istiyoruz. Yaşlılarımızla, gençlerimizle, kadınlarımızla hep birlikte” dedi.
“Emeğimizin ortadan kaldırılmasını istemiyoruz”
Direniş açısından önemli bir aşamaya gelindiğini belirten Akdeniz, 2 Kasım’da yapılacak bilirkişi keşfinin projenin yargı süreci bakımından önem taşıdığını söyledi. Projenin mahkeme kararıyla iptal edilmesini istediklerini belirten Akdeniz, keşif heyetinin bölgenin özelliklerini ve burada sürdürülen yaşamı yerinde görmesi gerektiğini ifade etti.
Tarım ve hayvancılığın bölge halkının temel geçim kaynakları arasında yer aldığını anlatan Akdeniz, üretim faaliyetlerinin keşif sırasında görülmesi için Varto halkına çağrıda bulundu.
“Biz burada tarımla uğraşıyoruz, hayvancılık yapıyoruz, bağ bahçe işleri yapıyoruz ve bunlarla hayatımızı idame ettiriyoruz. Olabildiğince hayatımızı güzelleştirmenin emeği ve çabası içerisindeyiz. Bir jeotermal projesiyle bu emeğin, çabanın bertaraf edilmesini istemiyoruz” diyen Akdeniz, 2 Kasım’da yurttaşları direniş alanında buluşmaya davet etti.
“Doğamıza, toprağımıza sahip çıkalım”
Direniş alanında konuşan Deniz Önder de toprağın, doğanın ve yaşam alanlarının korunması için dayanışma çağrısında bulundu. Mücadelenin yalnızca bilirkişi keşfi günüyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Önder, herkesi Varto’daki direnişe destek vermeye çağırdı.
Önder, “Toprağımıza sahip çıkalım. Atalarımızdan bize miras kalan toprakları, doğayı ve yaşam alanlarımızı koruyalım. Bu topraklar bizim geçmişimiz, bugünümüz ve geleceğimizdir. Gelecek kuşaklara yaşanabilir bir doğa bırakmak için toprağımıza sahip çıkmaya devam edelim” ifadelerini kullandı.
Hüseyin Yaşar SEZGİN/Gazete Perperik





