Siyasetçiler, hak savunucuları, gazeteciler ve sivil toplum örgütleri, LGBTİ+ dernekleri ve aktivistlerine yönelik “Ailem Güvende” operasyonuna tepki gösterdi. Açıklamalarda gözaltıların sonlandırılması çağrısı yapıldı.
LGBTİ+ dernekleri ve aktivistlerine yönelik “Ailem Güvende” operasyonuna tepkiler sürüyor. Kaos GL’de yer alan habere göre; siyasetçiler, insan hakları savunucuları, gazeteciler ve sivil toplum örgütleri yaptıkları açıklamalarda gözaltılara tepki gösterirken, operasyonun “aileyi koruma” politikalarıyla LGBTİ+’ların yaşam ve örgütlenme haklarını hedef aldığını belirtti. Açıklamalarda gözaltına alınanların serbest bırakılması çağrısı yapıldı.
EMEP Milletvekili Sevda Karaca: Kendi yarattıkları yoksulluğun, şiddetin ve çürümenin üzerini LGBTİ’leri düşmanlaştırarak örtemezler. LGBTİ’lerin yaşam ve örgütlenme hakkını savunmak, bu ülkede herkesin haklarını ve özgürlüğünü savunmaktır. Sarayın hamaset ve nefret ajandasına, yalnızlaştırma ve yok etme politikasına müsaade etmeyeceğiz! Nefret siyasetine, baskıya ve örgütlenme hakkının gaspına karşı; yaşam hakkını, eşitliği, anayasal özgürlükleri ve örgütlenme hakkını yan yana, bir arada, korkmadan savunmaya devam edeceğiz. Gözaltılar bir an önce serbest bırakılsın. LGBTİ örgütlerinin ve basınının yakasından artık düşün!
Özgül Saki: Aileniz sizin olsun. Kimin nasıl yaşayacağına, kimin kiminle yan yana duracağına, kimin örgütleneceğine sizin düşmanca ahlak anlayışınız karar vermeyecek. LGBTİ+’ları düşmanlaştırmanızı, örgütlenme alanlarını kriminalize etmenizi ve bu politikaya itiraz edenleri gözaltına almanızı kabul etmiyoruz.
TİP LGBTİ+ Bürosu: Adalet Bakanlığı tarafından “Ailem Güvende” adı altında yürütülen bu operasyonlar, toplumun en güvencesiz ve en çok hedef alınan kesimleriyle dayanışma içinde olan kurumları baskı altına almayı amaçlamaktadır. İktidarın bir gecede LGBTI+ hak savunuculuğunu suç kategorisine sokma çabalarını ve bu keyfi kararları reddediyoruz. Şu açıkça bilinmelidir ki: Siz bu ülkeyi bu politikalarla yönettiğiniz sürece hiç kimse güvende değildir. Yasal haklarımızı, örgütlenme özgürlüğümüzü ve yan yana durma irademizi savunmaktan vazgeçmeyeceğiz. Hakkında karar çıkarılan tüm dostlarımız, yol arkadaşlarımız ve hak savunucuları üzerindeki bu baskılar derhal son bulmalıdır!
DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca: İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin’de LGBTİ+ derneklerine ve aktivistlerine karşı ‘Ailem Güvende’ operasyonu yapılması alelade bir operasyon değil. Faşizmin kurumsallaşmasında yeni bir eşik operasyonu. Zira faşist rejimin mayası kadın ve LGBTİ+ düşmanlığıyla damgalı.
DEM Parti Kadın Meclisi: LGBTİ+ derneklerini, hak savunucularını ve dijital yayın mecralarını hedef alan gözaltı, arama, el koyma ve erişim engelleme saldırılarını kabul etmiyoruz. “Ailem Güvende” isminin verildiği bu operasyon, adından da anlaşılacağı üzere toplumu tahakküm altına alma operasyonudur. Tekçi ve cinsiyetçi politikaların ısrarla sürdürüldüğünün açık bir kanıtıdır. Kadınlar her gün, “güvenli” denilen ailelerin içerisinde şiddete maruz bırakılmakta, katledilmektedir. Farklı cinsel kimlikler bu ülkenin, ailelerin ya da toplumun güvenlik sorunu değildir. Asıl güvenlik sorunu; kadınların ve LGBTİ+’ların yaşamlarını tehdit eden şiddet, cezasızlık ve ayrımcılıktır. Hak savunucularını susturarak, nefret suçlarını körükleyerek, yayınları engelleyerek ve örgütlenme özgürlüğünü hedef alarak toplumu güvende tutamazsınız.
Anayasa Hukuku Profesörü Şule Özsoy Boyunsuz: Baskı, doğuştan gelen bir yönelimi ortadan kaldırmıyor. Bu durum özenerek olmuyor, yaratılışları böyle. Zulüm ve baskı aileyi korumuyor. Faşizm koyu bir gece gibi insan hak ve özgürlüklerinin üstüne çöküyor.
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi avukat Yelda Koçak: Var olmak da varoluşun haklarını savunmak da suç değildir. Daha da açık ve basit söyleyeyim: İnsan haklarından yanayım. LGBTİ+ hakları insan haklarıdır.
Gazeteci Özlem Akarsu Çelik: Bu nasıl bir nefret! Önce LGBTİ+ örgütlerin ve aktivistlerin sosyal medya hesapları engellendi ardından da polis operasyonu… KAOS GL yöneticisi, emekçisi tüm dostların mücadelesinin tanığıyız. Onları bu baskılarla korkutamazsınız, varoluşu yasaklayamazsınız! LGBTİ+ hakları, insan haklarıdır…
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi: LGBTİ+ derneklerinin yönetim ve denetim kurullarında görev yapan üyeler ev baskınlarıyla gözaltına alındı. Dernek ofisleri basılıyor. Nefreti körükleyen, ahlakçı, aileci politikalarla örgütlenme özgürlüğünü gasp eden saldırıların karşısında, LGBTİ+’ların yanındayız!
“Varoluşa bir darbe vurulmak isteniyor”
Avukat ve insan hakları savunucusu Eren Keskin: 12 Eylül’ün yıldönümünde hem de! Varoluşa bir darbe vurulmak isteniyor. Varoluş engellenemez. Türkiye devleti imzaladığı uluslararası sözleşmelere açık aykırı davranıyor.
HDK Kadın Meclisleri: Varoluş mücadelesi, eşit yurttaşlık ve demokratik toplum mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu mücadeleyi baskı, yasak ve gözaltılarla geriletmeye çalışanların karşısında hakları ve özgürlükleri birlikte savunmaya devam edeceğiz.
UMUT-SEN: LGBTİ+’ların varlığını müstehcen ilan ederek çocukları ve aileleri koruma iddiasıyla gerçekleştirilen bu saldırıların en başta LGBTİ+ çocukları ve aileleri görünmez kılmaya çalıştığını ve bu ölçüde kadınlara ve LGBTİ+’lara yönelik şiddetin norm olduğu bir aile formasyonunu dayattığını görüyoruz. LGBTİ+’ların sosyalleşme alanlarına, mücadele alanlarına ve nihai olarak varoluşlarına yapılan bu saldırıyı kınıyoruz. Gözaltıların derhal serbest bırakılmasını istiyoruz.
ESP: Devlet, “aile” adı altında kadınların ve LGBTİ+’ların yaşamlarını, bedenlerini ve özgürlüklerini denetlemek istiyor. Kaos GL şahsında gerçekleştirilen saldırının hedefinde yalnızca bir dernek değil, LGBTİ+’ların varlığı, hakları ve özgürlükleri vardır. Bu saldırıya sessiz kalmayacak, şef tipi aileye karşı eşit ve özgür yaşamı savunacağız. Gözaltılar derhal serbest bırakılsın! Kaos GL yalnız değildir! LGBTİ+’lar yalnız değildir!
İHD Ankara Şubesi: LGBTİ+’ların varoluşunu, sözünü ve mücadelesini hedef alan bu tür uygulamalar; yalnızca ilgili derneği değil, demokratik toplum düzenini ve temel hakları tehdit etmektedir. İnsan hakları savunuculuğu suç değildir. Sivil toplum örgütleri üzerinde kurulan baskılar, hukukun araçsallaştırıldığını ve hak temelli alanın daraltılmak istendiğini göstermektedir. Ulusal ve uluslararası insan hakları sözleşmeleriyle güvence altına alınmış olan örgütlenme ve ifade özgürlüğü herkes için geçerlidir. LGBTİ+’ların hakları, insan haklarının ayrılmaz bir parçasıdır ve bu haklar hiçbir gerekçeyle hedef gösterilemez.
SGDF: Kaos GL’nin yanındayız! Kaos GL derneği basıldı, çok sayıda kişi gözaltına alındı. Erkek egemen heteroseksist sistem, LGBTİ+’ların varlığına ve örgütlülüğüne saldırıyor. Bu saldırı hepimizedir. Onurumuz nefretten de saldırılarınızdan da büyüktür. Gözaltılar serbest bırakılsın.
Özgür Genç Kadın: Kadınları, çocukları, LGBTİ+ları katleden, failleri koruyup aklayan politikalarınızı ‘kutsal aile’ söylemi ile gizleyemezsiniz. ‘Müstehcenlik’ diyerek, ‘aileyi koruyoruz’ diyerek LGBTİ+ların varlığını kriminalize etmenize izin vermeyeceğiz.
Trans Pride İstanbul: Hedef alınan yalnızca mekanlarımız ya da derneklerimiz değil; LGBTİ+’ların örgütlenme, dayanışma ve bir arada yaşama iradesidir. Bizi görünmez kılmaya, örgütlülüğümüzü dağıtmaya, mekanlarımızı kapatmaya, dayanışmamızı kriminalize etmeye çalışıyorlar. LGBTİ+’ların bir araya gelmesini “müstehcenlik”, örgütlenmesini “suç”, varoluşunu ise “ahlaksızlık” olarak yaftalıyorlar. Hadi oradan.
Diyarbakır Barosu LGBTİ+ Hakları Komisyonu: 12 Eylül darbesinin yıldönümünde İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin merkezli olmak üzere 15 ilde “Ailem Güvende” adı altında yürütülen ve sivil toplum örgütlerini, hak savunucularını ve doğrudan LGBTİ+’ları hedef alan operasyonlar, hukuk devleti ilkesinin hedef alınmasıdır.
Yeni Parti Milletvekili Gökçe Gökçen: Etki ajanlığı yasası geçmedi, eşcinselliğe özendirme (!) yasası geçmedi. Geçmemelerinin de bir sebebi vardı. Hukuk dışı değil gibi görünen, iktidarın çelişkilerini ortaya çıkarmayan, kendi vakıflarının yurtdışından aldıkları kaynakların sorgulanmasına ve başka devletlerle görüştüklerinde sorunlara sebep olmayacak bir yasa formülü henüz bulunamamıştı. Ama şimdi olmayan bir yasa uygulanıyor.
Sara Kolektif: 12 Eylül’ün mirası: kuirlerin engelinde! Kuir aktivistler ve dernekler gözaltında. “Ailem Güvende” operasyonu, devletin kuirlere yönelik saldırısının itirafıdır. Bizi kimliğimizden koparamazsınız. Renklerimizle, özgürlüğümüzle direneceğiz. Kuir cepheyi yine kuruyoruz!
“Örgütlenmek suç değildir”
Adalet İçin Hukukçular: Adalet İçin Hukukçular olarak gözaltı süreçlerini yakından takip ettiğimizi ve hukuki sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz. Baskılarınız bizi susturamaz. Örgütlenmek suç değildir!
Toplumsal Özgürlük Partisi: LGBTİ+’ların varlığına, örgütlenmesine ve söz söyleme hakkına yönelik açık bir saldırıdır. Gözaltılar derhal serbest bırakılsın! LGBTİ+’lara yönelik saldırılara son verilsin!
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği: LGBTİ+ haklarını savunmak suç değildir. Tam aksine demokratik toplumun gereğidir. Demokratik toplumun gereği hak savunucularını ve örgütlü toplumu baskı altına almak değil, temel hak ve özgürlükleri güvence altına almaktır. Yürütülen soruşturmalar sonlandırılmalı, gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılmalı, hukuka aykırı gözaltı ve baskı uygulamalarına son verilmelidir.
Mersin Kadın Platformu: Mersin Kadın Platformu olarak LGBTİ+ örgütlerine ve hak savunucularına yönelik gözaltı, sansür ve baskıları kabul etmiyoruz. Gözaltına alınan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın! LGBTİ+ örgütlerine yönelik baskı ve sansüre son verilsin!
DİSK Basın-İş: Bu kararlar, Anayasa’nın güvence altına aldığı ifade özgürlüğünü, basın özgürlüğünü ve örgütlenme hakkını açıkça ihlal etmektedir. Erişim engelleri ve gözaltılar, LGBTİ+’ların sesini susturmaya, varoluşlarını görünmez kılmaya ve onları kamusal alandan dışlamaya yönelik sistematik baskı araçlarıdır. Demokratik bir toplumda hiçbir kimlik, hiçbir hak savunucusu ve hiçbir yayın organı, düşüncesi veya kimliği nedeniyle erişim engeliyle, gözaltı ve tutuklama ile cezalandırılamaz. Tüm demokratik kitle örgütlerini, sendikaları, meslek örgütlerini ve hak savunucularını bu saldırıya karşı ortak mücadeleye davet ediyoruz. Susmayacağız, susmayın. Haklarımızı ve özgürlüklerimizi savunmaya devam edeceğiz.
Barış İçin LGBTİ+ İnisiyatifi: “Ailem Güvende” adı altında yapılan operasyonlarla LGBTİ+’lar ailenin karşısında konumlandırılıyor. Faşizmin inşasında cishetero patriyarkaya uygun biçimde makbul aile, makbul vatandaşlar dizayn edilmek isteniyor. Kadınların, çocukların, LGBTİ+’ların katledildiği, istismar edildiği aile yapınızın karşısındayız.
İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı: LGBTİ+ hakları alanında yürütülen meşru ve yasal faaliyetlerin fuhşa aracılık, müstehcenlik, uyuşturucu ve benzeri suç isnatlarıyla yan yana getirilerek kriminalize edilmesi kabul edilemez. Bununla birlikte, derneklerin mevzuat gereği kayıt altına alınan, belgelendirilen, denetime açık ve yetkili makamlara beyan edilen gelir-gider hareketlerinin MASAK incelemeleri üzerinden bağlamından koparılarak ifşa edilmesini ve tek başına suç şüphesi yaratacak biçimde kamuoyuna servis edilmesini de örgütlenme özgürlüğüne yönelik ciddi bir müdahale olarak değerlendiriyoruz. Bu yaklaşım, LGBTİ+ örgütlerini itibarsızlaştırmayı ve Türkiye’nin taraf olduğu bağlayıcı uluslararası sözleşmeler, Anayasa ve yasalarla güvence altına alınan örgütlenme özgürlüğünü kısıtlamayı amaçlamaktadır. İnsan haklarını ve LGBTİ+ haklarını savunmak suç değildir. Birlikte hak mücadelesi yürüttüğümüz arkadaşlarımız derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalı, LGBTİ+’ların varoluşlarını, örgütlenme özgürlüklerini ve hak savunuculuğu faaliyetlerini engellemeye yönelik tüm baskı, hedef gösterme ve müdahalelere derhal son verilmelidir. Hak savunucularının yanındayız.
TİP Milletvekili Sera Kadıgil: Sizin tek derdiniz parçası olduğunuz uluslararası karanlığın ajandasını harfiyen uygularken kendinize yeni yeni düşmanlar yaratmak, yeni yeni cepheler açmak ve bunun için de yurttaşların bir kesimini sırf cinsel yönelim ve kimlikleri nedeniyle hedefe oturtmak. Sizin derdiniz muhalif cephede tek bir örgütlü güç bırakmamak.
LGBTİ+ dernekleri ortak açıklama: LGBTİ+ olmak, dernek kurmak ve hak savunuculuğu yapmak suç değildir. Bizler, başkalarının hakkımızda konuşmasını bekleyen sessiz bir topluluk değiliz. Kendi hayatlarımız hakkında söz söylüyor, ayrımcılığı belgeliyor, kamu politikalarını eleştiriyor, talepler geliştiriyor ve örgütleniyoruz. Yurttaşlığımızı bu yollarla kullanıyoruz. Bizlerin varlığının “olağanlaştırılmasını” önlemekten söz eden bir açıklama, somut suç iddialarının ötesinde bir siyasi sorun ortaya koyuyor.
GoFor: GoFor olarak, üye örgütlerimizle ve LGBTİ+ örgütlerle dayanışma içindeyiz. İfade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve hak savunuculuğu demokratik yaşamın temel güvenceleridir. Gençlerin ve gençlik örgütlerinin özgürce örgütlenebildiği, söz kurabildiği ve haklarını korkusuzca savunabildiği bir sivil alan için mücadele etmeye devam edeceğiz.
Muamma LGBTİ+ Derneği: LGBTİ+ hareketine ve sivil toplum örgütlerine yönelik başlatılan eşzamanlı operasyonlar, bizleri sindirmeyi amaçlayan sistematik şiddetin ve nefret politikalarının en çıplak halidir. Bizler bizzat hakları gasp edilen, kapıları kırılan, yaşam alanları daraltılmak istenen tarafız. Bu saldırı, sadece birkaç kuruma değil, eşit ve özgür bir yaşam kurma irademizin tamamına yapılmıştır.
Renkli Güvercin: Aile yılı adıyla başlayan sistematik ayrımcılık ve cezalandırma politikaları da derhal son bulmalıdır. Toplumun bütün unsurları olarak bir arada huzurla yaşayamadıkça daha güzel günler göremeyeceğiz, bu yüzden bütün toplumsal muhalefeti hep birlikte mücadeleye çağırıyoruz!
TTB Kadın: Kadınlar ve LGBTİ+’lar her gün cinsiyetçi şiddet, nefret söylemi, yaralanma ve öldürülme riskiyle karşı karşıya kalırken; koruma kararlarını uygulamayanlar, sığınak ve güvenlik tedbirlerine bütçe ayırmayanlar, LGBTİ+ hak savunuculuğunu kanunsuz şekilde bir gecede suç kategorisine sokmaya çalışmaktadır. Yasalarda karşılığı olmayan bu fiili “suç yaratma” çabası ve hak savunucularının hedef gösterilmesi kabul edilemez.
Ankara Barosu LGBTİ+ Hakları Merkezi: Ankara Barosu LGBTİ+ Hakları Merkezi olarak gözaltındaki kişilerin haklarının ve meslektaşlarımızın savunma görevlerini hiçbir engelle karşılaşmaksızın yerine getirebilmelerinin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
ALİKEV: İfade ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik müdahaleler karşısında LGBTİ+ ve HIV alanında çalışan örgütlerin, aktivistlerin ve hak savunucularının yanındayız. Eşit, özgür ve ayrımcılıktan uzak bir yaşam herkesin hakkıdır. Dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz.





