Yangınların ardından üreticiler konuştu: “Kalıcı önlemler alınmalı”

Karakoçan’ın Sarıcan Yaylası ile Başyurt (Lexan) köyü kırsalında kısa süre arayla meydana gelen iki ayrı yangın, arıcılık faaliyetleri ile tarım ve mera alanlarını olumsuz etkiledi. Yangınların ardından konuşan üreticiler, hem müdahale sırasında yaşanan eksikliklere hem de önleyici tedbirlerin yetersizliğine dikkat çekerek yetkililere çağrıda bulundu.

Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde son günlerde meydana gelen iki ayrı arazi ve örtü yangını, üreticileri kaygılandırdı. Sarıcan Yaylası’nda çıkan yangında arı kovanları zarar görürken, Başyurt (Lexan) köyü kırsalındaki yangında ise tarım ve mera alanları etkilendi. Yangınlara itfaiye, jandarma, Orman İşletme Şefliği ekipleri ve bölge halkı müdahale ederken, üreticiler yaşananların ardından alınması gereken önlemlere dikkat çekti.

Elazığ Arı Yetiştiricileri Birliği Üst Kurul Üyesi Halit Çıkaray, Sarıcan Yaylası’nda çıkan yangının haberini aldıktan sonra bölgeye hareket ettiklerini söyledi.

Kendisi de arıcılık yaptığını belirten Çıkaray, yangın nedeniyle yalnızca üretici olarak değil, birliğin üst kurul üyesi olarak da sorumluluk hissettiklerini ifade etti. Bölgeye ulaştıklarında Karakoçan Belediyesi, Sarıcan Belediyesi, Orman İşletme ekipleri ve yaylada bulunan yurttaşların yangına müdahale ettiğini belirten Çıkaray, yangının büyük ölçüde söndürülmesinin ardından arı kovanlarında inceleme yaptıklarını anlattı.

Yangının bazı kovanlarda doğrudan hasara yol açtığını, bazılarında ise yüksek sıcaklığın etkisiyle kolonilerin zarar gördüğünü belirten Çıkaray, özellikle yavru arıların sıcaklıktan olumsuz etkilendiğini söyledi.

Yangından etkilenen üreticilerle birlikte zarar gören kovanları tek tek kontrol ettiklerini anlatan Çıkaray, arıcılara kovanların temizlenmesi, bakımının yapılması ve zarar gören ekipmanların yenilenmesi konusunda teknik önerilerde bulunduklarını ifade etti.

Yangının tamamen söndürülmesinin ardından dahi bölgeden ayrılmadıklarını belirten Çıkaray, rüzgârın yön değiştirmesi halinde yeniden alevlenme ihtimaline karşı gece geç saatlere kadar yaylada beklediklerini söyledi.

“Bir kıvılcımın yeniden büyük bir yangına dönüşmesinden endişe ettik” diyen Çıkaray, bu nedenle üreticilerle birlikte uzun süre bölgede nöbet tuttuklarını belirtti.

“Yangın bölgesine ulaşım büyük sorun”

Yangın sırasında en büyük sıkıntılardan birinin ulaşım olduğunu söyleyen Çıkaray, yayla yollarının birçok noktada itfaiye ve diğer araçların ilerlemesine elverişli olmadığını ifade etti.

Bölgenin arazi yapısı nedeniyle araçların ancak belirli noktalara kadar gidebildiğini, yangının birçok bölümüne ise vatandaşların kendi imkânlarıyla müdahale etmek zorunda kaldığını dile getiren Çıkaray, bunun hem yangının söndürülmesini güçleştirdiğini hem de vatandaşların can güvenliği açısından risk oluşturduğunu söyledi.

Geçmişte uzun yıllar arama kurtarma ekiplerinde görev yaptığını hatırlatan Çıkaray, yangınlara profesyonel ekipman olmadan müdahale edilmesinin ciddi tehlikeler barındırdığını belirtti.

Vatandaşların iyi niyetle yangın söndürmeye çalıştığını ancak koruyucu kıyafet ve uygun ekipman olmadan bunun hayati risk oluşturduğunu dile getiren Çıkaray, kırsalda yaşayan yurttaşlara yangın ve ilk müdahale eğitimleri verilmesi gerektiğini söyledi.

“Önleyici çalışmalar güçlendirilmeli”

Çıkaray, yangınlarla mücadelede yalnızca söndürme çalışmalarının yeterli olmadığını belirterek, yayla yollarının iyileştirilmesi, riskli bölgelere ulaşımı kolaylaştıracak düzenlemelerin yapılması ve yangınla mücadelede kullanılacak ekipmanların hazır bulundurulması gerektiğini ifade etti.

Arı Yetiştiricileri Birliği olarak üreticileri her yıl yangın riskine karşı uyardıklarını belirten Çıkaray, buna rağmen izmarit, cam şişe ve benzeri ihmaller nedeniyle yangınların yaşanmaya devam ettiğini söyledi.

Toplumun yangın konusunda daha fazla bilinçlendirilmesi gerektiğini dile getiren Çıkaray, yerel yönetimler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının ortak çalışmalar yürütmesinin önemine dikkat çekti.

“Yangından önce uyarılarımızı yaptık”

Başyurt (Lexan) köyü kırsalındaki yangına ilişkin değerlendirmelerde bulunan üretici Ferhat Şenol ise yangının yaşandığı bölgede bulunan elektrik hattıyla ilgili daha önce ilgili elektrik dağıtım şirketine uyarılarda bulunduğunu öne sürdü.

Elektrik işiyle de uğraştığını belirten Şenol, yangından günler önce hat üzerindeki ekipmanların risk oluşturduğunu fark ettiğini ve bunun giderilmesi için ilgili birimlerle iletişime geçtiğini söyledi.

Aynı uyarıyı birden fazla kez yinelediğini ifade eden Şenol, buna rağmen gerekli bakım çalışmalarının yapılmadığını iddia etti.

Şenol, yangından önce elektrik ekipmanından kıvılcımlar çıktığını gördüklerini, oluşan küçük çaplı yangına çevrede bulunanlarla birlikte müdahale ederek söndürdüklerini, yaşananları yeniden yetkililere bildirdiklerini ancak kısa süre sonra büyük yangının meydana geldiğini öne sürdü.

“Köylülerin müdahalesi daha büyük zararı önledi”

Yangında tarım arazileri ile mera alanlarının zarar gördüğünü belirten Şenol, köylülerin traktörlerle ve kendi imkânlarıyla yaptığı müdahalenin alevlerin daha geniş alanlara yayılmasını önlediğini söyledi.

Vatandaşların itfaiye ekipleri bölgeye ulaşıncaya kadar büyük çaba gösterdiğini ifade eden Şenol, yangının daha büyük bir felakete dönüşmesinin bu dayanışma sayesinde engellendiğini dile getirdi.

Elektrik altyapısının düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini savunan Şenol, eskiyen ekipmanların yenilenmesi ve bakım çalışmalarının aksatılmamasının benzer olayların önüne geçeceğini ifade etti.

Kendi işletmelerinde en küçük teknik ayrıntının dahi denetlendiğini söyleyen Şenol, aynı hassasiyetin enerji altyapısı için de gösterilmesi gerektiğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu.

‘Koordinasyon güçlenmeli, eğitimler verilmeli’

Sarıcan Yaylası ile Başyurt kırsalında yaşanan iki ayrı yangın, Karakoçan’da kırsal alanların yangın riskine karşı daha güçlü şekilde korunması gerektiğini bir kez daha gündeme getirdi.

Halit Çıkaray ile Ferhat Şenol, yangınların yalnızca doğal alanlara zarar vermediğini; arıcılığı, tarımı, hayvancılığı ve kırsalda yaşamını sürdüren insanların emeğini de doğrudan etkilediğini vurguladı.

İki üretici de yayla yollarının iyileştirilmesi, yangınlara hızlı müdahale edilebilecek altyapının oluşturulması, riskli bölgelerde düzenli bakım çalışmalarının yapılması, üreticilere yangın ve ilk müdahale eğitimleri verilmesi ve kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Karakoçan’da farklı bölgelerde peş peşe yaşanan yangınlar geride hasar bırakırken, üreticiler benzer olayların tekrar yaşanmaması için kalıcı ve önleyici adımların atılmasını beklediklerini ifade etti.

Hıdır YILDIZ/Gazete Perperik 

Benzer Yazılarımız

F X T B in B @